Etiket arşivi: Gökçeada

Bölüm 1 – Gökçeada yolculuğu başlıyor… Gökçeada’ya varmak.

Merhaba sevgili takipçilerim vakit buldukça hemen her konuya el atmaya çalışıyorum eksik kalan konulardan biri Gezi Rehberi bir diğeri ise Cep Telefonları diyebilirim. Gezi Rehberine artık el atma vakti geldi geçiyor gibi daha önce yapmış olduğum yolculukları bu başlık altında toplamaya karar verdim ve ilk olarak en yakından 2012 yazındaki arkadaşım Birol ile yaptığımız Gökçeada yolculuğundan başlayacağım. Yolculuğa benim arabamla çıktık öncelikle kilometre kontrolü yapalım.

Toplam yapılan yol: 576 KM

Aslında bazı arkadaşlara tuhaf gelebilir ama biz bu tatile başka bir tatildeyken çıktık. Tatil içinde tatil diyelim. Bu yolculuğa Saros’un en güzel kıyılarından biri Enez’den başladık Gökçeada’ya gitme amacımız biraz değişiklik, biraz sörf yapmak, biraz da gezmek. Arabamın kadranına baktığımızda yolculuğumuz 7:17 gibi başlıyor ve 25-30 dakika sonra ufak bir kazaya karışıyoruz onu okumayan ve okumak isteyen arkadaşlar aşağıdaki link’ten o konuya geçebilir.

Efendim trafik kazası işinden sonra Keşan’dan yolumuza devam ediyoruz. Yollar çift şerit birazdan koru dağlarına tırmanacağız hızımızı hafif yükselterek devam ediyorum araba ile tırmanması keyifsiz ama inerken çok keyifli özellikle sabah saatlerindeki manzara tarif edilemez diyebilirim.

Hayatımda aç kalmayacağım bir bölge varsa orası kesinlikle Saros Körfezi ve civarıdır. Yunanistan’dan Kavala’dan başlayarak Alexandroupoli’ye oradan Enez, Erikli, Gelibolu ve civardaki hemen hemen her adada aileden birileri yada tanıdıklarım mevcut. Yolculuğumun bu bölümüne kaza ile başladık karnım aç gibi gözümü Güneyli yoluna dikmişim sevgili teyzemin yazlığına uğrayacağım ve sabah tam yapamadığım kahvaltıyı orada yapacağım. Birol geç kalacağız filan falan dese de ben Gelibolu Güneyli’nin en kalabalık sahillerinden olan Orfoz’a giriş yapıyorum.

Körfezin bu yakasından ve Orfoz’dan kısaca bahsedecek olursam şöyle diyebilirim. Körfezde Enez-Erikli boyunca kum olan sahil kısmı bu tarafta neredeyse hemen her yerde taşlık. Orfoz Güneyli tarafında belki de kumu olan tek sahil diyebilirim o nedenle yazın oldukça kalabalık oluyor fakat bu kalabalık nedeni ile deniz biraz bulanık oluyor. Orfoz’un içinden Güneyli Köyüne oradan Kırklareliler Sitesine teyzemi ziyarete gittim.

Teyzemin yazlığı sitenin en güzel konumunda diyebilirim en önde olması nedeni ile karşıda Erikli Sahilini ve civarını olduğu gibi görmekte manzara olarak sevdiğim bu yerde kahvaltı edip teyzemle biraz sohbet edip yola devam ediyorum. Gelibolu’ya girmeden hemen önce arkadaşım Birol’a birazdan trafik polisi çıkacak demiştim, o da bana yok canım nereden biliyorsun demişti. Trafik polisi tahmin ettiğim noktada bekliyordu Birol polisi görünce doğru bildin dedi.

İstanbul – Tekirdağ – Malkara – Keşan ve Gelibolu’ya kadar yol çift şerit buradan Eceabat’a kadar ise tek şeritli virajlı sahil yolundan gitmek mecburiyetindeyiz. Gelibolu’da yoğun bir yol çalışması vardı ana yol kapalı mecburen şehir içine girmemiz gerek feribotta sıra olacağını bildiğimden bir çok arabayı yolda geçtim şehir içindeki trafik ışıklarını kafamda hızlıca hesaplayarak şu aradan geçerim deyip bir yan yola giriyorum ama malesef orada da bir çalışma şehir içine tekrar geri dönmek zorunda kalıyorum yani öne geçelim derken tüm geçtiğim araçları tekrar önümüze katarak Gelibolu – Eceabat arasındaki dar, virajlı sahil yoluna giriyoruz.

Bu yol üzerinden körfezin en güzel yerlerinden biri Kömür Limanına gidilebilir.

Bir başka tavsiyem Kömür Limanıdır. Burayı tavsiye etmemin sebebi sessiz, sakin ve körfezin en berrak suyuna sahip olan yerler arasında olmasıdır. Buraya gitmek isteyen arkadaşlar için ayrı bir konu yazacağım ama sabırsız arkadaşlar varsa google amcadan bilgi alabilir. Biz yine dönelim yolumuza.

Gökçeada’da akaryakıt istasyonu bulunmakta ama ne olur, ne olmaz diyerek yolda yakıt ikmali yapıyorum buda yine önüme araba almam anlamına geliyor. Gökçeada’ya gitmek için Eceabat’a varmadan Şehitliklerimize de giden yol ayrımından ayrılıyorum, burada yol genelde düzlük önümü gördüğüm yerde yapabildiğim kadar sollama yapıyorum ama Kabatepe Tanıtma Merkezi Ve Müzesine yaklaşırken bariz bir şekilde sıkışıklık başlıyor ve durma noktasına geliyoruz. Yıllardan beri defalarca gittiğim Gökçeada yollarında ilk defa böyle bir durumla karşılaşıyorum limana en az 2 km mesafe var ve bu yol tamamen araç kuyruğundan oluşmakta ayrıca araçlar kontak kapatmış feribot beklemekte.

Efendim kuyruğu görünce liman ile mesafeyi de bildiğimden gözüm kararıyor. En başta demiştik ya her yerde bir tanıdığımız var Kabatepe Limanında da tanıdıklarım var oraya ulaşırım bir bakarız bir şey uydururuz gibi düşünüyorum ve kuyruktan çıkıp ileriye yöneliyorum kapıyı gördüğüm noktada bir boşluk görüyorum usta bir manevra ile arabayı orayı park ediyorum ama öfkeli bir kalabalık çek kardeşim arabanı diyor adamlar haklı ne yapalım bizde tanıdığın filan para etmeyeceğini anlıyoruz neyse sıranın sonuna tekrar dönelim diyoruz. O gün yolda, kuyrukta ne kadar öne geçmek istediysek o kadar geriye düşüyoruz.

Feribot bekleniyor tek temennim Gökçeada-1 isimli Norveç’ten yeni alınan feribotun karşıdan gelmesi fakat beklediğim olmuyor ve eski feribot geliyor. Bu ne anlama geliyor çok iyi biliyorum daha az araç kapasitesine sahip olan bu eski tip feribotun adadan buraya gelmesi de uzun sürdü ve alacağı araç sayısı da çok az yani beklemeye devam edeceğiz.

Evdeki hesap, çarşıya uymaz… Biz sabah yola çıktık nedeni feribota erken yetişmek arada kazaya karışınca uğraş dur. Teyzeme kısa süreli ziyaret ile 12 gibi yetişirim diyordum, ikmal hepsi üst üste gelince saat 2 gibi düşündüm ama o kuyrukla saat 4 feribotuna kalıyoruz.

Saat 2 Feribotu gelince önümüz açılıyor sonunda Kabatepe Limanına girebiliyoruz ama saat 4 feribotunu beklememiz gerek. Sıcakta sıra bekliyorsunuz, bir sürü gürültü ve sıra kavgası geçen süre içinde acıktık, gelecek feribotu 1 saat bekleyeceğimiz için limanda bulunan büfeye gitmeye karar verdik hem biraz dinlenmek hemde biraz atıştırmak için ama o kalabalıkta sipariş vermekte yer bulmakta çok zor.

Kabatepe’de çok güzel bir kamp alanı bulunmaktadır.

Yolculuk arasında kısa kısa bilgilerde vermeye çalışıyorum daha önce Kömür Limanı demiştim orası çok güzel ama daha çok maceracıların günlük yada 1-2 gecelik çadır kurdukları bir yer diyebiliriz. Kabatepe’de ise çok güzel ve büyük bir kamp bulunmakta bu kampa yıllar yıllar önce çadır kurmuş ve bölgedeki Şehitliklerimizi detaylı olarak inceleyip ziyaretlerde bulunmuştum. Yani Şehitliklerimizi gezmek için en uygun bölge diyebilirim kampta benim kaldığım dönemde elektrik, duşlar hatta size ayrılan küçük bir buz dolabı bile vardı şuan durum nedir gidip incelemedim fakat sanırım güzeldir. Denizinden bahsedeceksek güzeldir plajı ise kumdur. Bu bilgiyi size aktardıktan sonra dönelim limana.

Körfezde girip çıkmadığımız liman yok bu limanda körfezdeki Enez, Sultaniçe yada Yayla limanından çok farklı değil tek özelliği Gökçeada ile Feribot bağlantısının buradan yapılması geri kalan kısmında balıkçı teknelerini ve gırgırları görebilirsiniz. Biraz yürüdüm balıkçılara baktım filan derken bizim Norveç yapımı Gökçeada-1 feribotu limana giriş yapacak tabi hemen herkes arabalara yöneliyor. Sanırım feribot ile karşıya geçme bedeli 30 TL olacak ama henüz buraya Gelibolu ve Çanakkale Belediyelerinin gerçekleştirmiş olduğu işgaliye vergisi uğramamış. Bu işgaliye vergisi nedir ? diye merak edeniniz varsa onuda alttaki link’ten daha önce yazdığım bir yazıda bulabilirsiniz hayır ben onu okumak istemiyorum sadece nedir? diye sordum diyorsanız kendileri bence AYAK BASTI PARASI’dır…

Feribot artık yanaşmış ve arabalar iniyor yani sıra bize geliyor. Herkes arabalarına doğru ilerlemekte bir panik havası efendim sanki feribotun halatı kopmuş kaçacak arabayı çalıştırıyorum müziğimi sakin sakin açmışım, klimayı çalıştırmış vaziyette bekliyorum o sıcakta gezdik ya klimanın etkisi ile keyfim yerinde içerisi sanki yörük yaylası klima pufur pufur estiriyor. Kuyrukta 3 metre ilerledim o da ne küüüüt diye bir ses yahu mübarek daha sabah kaza yaptık inşallah bir ucu bize değmemiştir diye aşağıya inip bakıyorum arkamdaki camı açmış sırıtıyor ve bir şey yok bir şey yok benim arkamdaki bayana onun arkasındaki bayan çarptı. Böyle hiç bir şey olmamış gibi anlatıyor neyse bizde bir problem olmadığına göre arkadakilere fotoğraf çekinde tutanağı feribotta tutarsınız diyoruz ve artık feribota giriyoruz. Feribot hakkında da kısa bilgiler verelim.

Gökçeada-1 (Kabatepe-Gökçeada Hattı)

Feribot Norveç’ten 2008 yılında 9 milyon YTL’ye alındı. Gemi 84 metre boyunda, 15.5 metre eninde, 400 yolcu ve 110 araç kapasitesine sahip. 3 bin 780 grostonluk olan bu feribot eski feribotlara göre daha hızlı ilerliyor. Daha önce kulağıma gelen bilgilerde bu makinenin 55 dakika gibi bir sürede hattı tamamlayacağı söyleniyordu eski feribotların iyi hava koşullarında 1 saat 45 dakikadan aşağıya bu hattı tamamladığını göremedim ama ben meraklı bir denizciyim gps elimde anlık değerleri, maksimum yapılan hızı, ortalama hızı ve toplam süreyi ölçeceğim ve işte o değerler.

GPS değerlerini Feribot hareket etmeye başladığında kayıt altına aldım ve araçlar inmeye başlamadan 5 dakika önce ise durdurdum. Bu durumda geçiş süresi 1 saat 15 dakika diyebiliriz. Bu değerler hava şartlarına bağlı olarak tahminimce 5 dakika aşağı veya yukarı oynayabilir. Araç yükleme – boşaltma işlemlerini de eklersek 1 saat 20-25 dakika gibi toplam bir süre çıkar. Eski feribota göre 35-40 dakika zaman kazanmış oluyoruz. Bu arada yeni feribotun içi klimalı ve gayet iyi durumda ayrıca bu denizde eski feribotlar gibi sallana sallana gitmiyor.

Değerleri kontrol edelim:

Çıkış noktamız Kabatepe Limanı olup, varış noktamız Kuzu Limanı.

Hattı tamamlama süresi (1 Saat 15 Dakika)

Hat üzerinde kaydedilen en yüksek hız: 35.4 Km/h yani 19.1 Knot

Hat üzerinde kaydedilen ortalama hız: 22.5 Km/h yani 12.1 Knot

Feribot Gökçeada’ya yaklaşırken ön kısımdan yolculuğu takip ediyorum o arada arkadaşım Birol beni pek bir sevimsiz yakalamış bu surat ifadesi rüzgarın etkisi efendim oysa ki bu kadar kötü çıkmazdık.

Bu adaya varış noktası olan Kuzu Limanı hemen sol tarafında ise güzel bir plaj bulunur. Bu limana ayrıca Çanakkale’den deniz otobüsleri de sefer düzenlemektedir. Yine okumayı sevmeyen arkadaşların sanıyorum ki isyanı olacaktır bu kadar uzun yazı mı yazılır ? arkadaş diye fakat kısa kısa yolculuktan notlar verdik, yol üstündeki konaklamaya değecek yerlerden bahsettik ve yeni alınan gemi hakkında bilgilendirme yaptık yani Gökçeada’ya feribot ile vardık. Bundan sonra ki bölümde isyan eden arkadaşlar için işi kısa tutmaya çalışacağım ve adanın neresinde ne bulunur ve konaklamaya en müsait olan yerlerden bahsedeceğim. Sabırla okuduğunuz için teşekkürler.

Herkese iyi hafta sonları dilerim.

Göksel BAŞTÜRK ARŞİV
gokselbasturk.com.tr / 2013

Gelibolu – Çanakkale Feribotunda Bir Tuhaf Vergi… Biz Nereyi İşgal Etmişiz ?

Öncelikle yukarıda görmüş olduğunuz feribot konunun asıl kahramanı olmayıp konunun sonunda dahil olacaktır. Hepimizin kendi belediyesi ile ilgili bir sıkıntısı sorunu sevmediği bir şeyi vardır bizim Lüleburgaz Belediyesinde de bir garip vergi var yıllarca arıtma sistemi olmamasına rağmen atık su, katık su ıvır zıvır su vergisi almakta artık yapılacak mı? yapıldı mı? bilmiyorum ama olmadığı zamanlar bu vergiler alındı. Konu benim belediyem ile ilgili değil dün arkadaşım ile görüştük Gelibolu’dan karşıya geçecektim bilet aldım ama bir gişeye daha geldik dedi. Buradan sonrası bana ait bende o gişeye geldim.

Bu konuyu yazmayı arkadaşımla konuştuktan sonra düşündüm. Bende aracım ile sık sık seyahat ederim geçtiğimiz yıllarda Bursa istikametine gideceğim, Keşan’ı geçtikten sonra önümdeki her araç feribota binecek gibi düşünüp yavaş olanları çift şeritli olan bu yolda geçiyorum. Gelibolu küçük bir yer ve sık sık gittiğim bir şehir feribot iskelesinin yerini biliyorum ve hemen feribot kuyruğuna dahil oluyorum.

O günde dahil olduk aşağıya indim gişe’den araç için bilet aldım fiyatı 20 TL feribot geldi yanaştı tamam artık arabayı feribota yerleştirip karşıya geçeceğiz, o da ne giriş kısmında bir gişe dur dediler durduk neden durduk filan derken hemen oradan biri camı silmeye başladı silme desende siliyor. Gişe’ye döndüm:

– Hayırdır bileti mi istiyorsunuz?

4 Lira.

– Yahu ne 4 Lirası, 20 Lira verdik ya.

– O feribot içindi, bu belediye için.

Biz o arada 4 lirayı ararken, bulurken neyse efendim verirken filandı falandı bizim camda pırıl pırıl o da – Abi 1 Lira. Biz zaten 4 Lirayı vermişiz aslanım 1 Lira’dan mı korkacağız al sana da 1 Lira. Gişe geçiş işleminden sonra bize maliyet 5 Lira. Maliyeti filan geçtik arabayı da yerleştirdik feribota bana kesilen fişe baktım alınan vergide İşgaliye Vergisi yazıyor. Sudan, çöpten, yoldan ıvırdan zıvırdan vergi alanı görmüştük ama feribot ile geçen araç başına işgaliye vergisi adı altında vergi alanı da o zaman görmüştüm. Araba ile şehir mi işgal ettik ne yaptıysak artık o vergiyi alıyorlar arkadaş. Çanakkale tarafında da bu vergi var ama orada 2.5 TL alıyorlar. Gelibolu Belediyesinin paraya daha çok ihtiyacı var sanırım herhalde ondan 4 TL alıyor. Lapseki ve Ecabat tarafında da durum sanırım aynı.

Dün bu konu hakkında arkadaş ile konuşunca merak ettim. Kabatepe – Gökçeada hattında her iki tarafta da böyle bir uygulama yoktu yinede telefonu kaldırıp Kabatepe Limanında teknesi olan bir arkadaşımla görüştüm bu hat üzerinde halen öyle bir vergi durumu olmadığını söyledi. İçim rahat etmiyor Yenikapı – Yalova hattında çalışan bir arkadaşıma da telefon ettim sizin çalıştığınız yerde bu şekilde bir vergi uygulaması var mı? diye sordum cevap Yalova’da yada Yenikapı’da böyle bir uygulama olmadığı yönündeydi. Demek ki bu uygulama Gelibolu Belediyesi ve Çanakkale Belediyesine özgü.

Dönelim Bu GESTAŞ tarifelerine…

Benim hatırladığım 2009 gibi boğaz hattı 20 TL, adalar hattı 25 TL idi. 2012 Temmuz’da Adalar hattını yine kullandım fiyat 29 TL’idi. Gestaş’ın internet sitesine baktığımızda boğaz hattında fiyat 29 TL. Adalar hattında mesafe 28 KM tutmakta fakat Boğaz hattında bu mesafe daha kısa. Yukarıda görmüş olduğunuz feribot ile gökçe adaya ulaşım 1:15 dakika gibi tutuyor ama eski feribotlar ile 1:45 dakika gibi tutmakta. Boğaz hattı tahmini 30 dakika tutmakta ama fiyatlar aynı…

Yani şöyle:

Boğaz Hattı Süre: Tahmini 30 Dakika – Fiyat: 29 TL / Adalar Hattı (Kabatepe – Gökçeada): tahmini 1 saat 30 dakika Fiyat : 29TL (Bu mesafelerin biri kısa diğeri uzun ama fiyatlar aynı)

Bu fiyatlar ya GESTAŞ nedeni ile böyle yada boğaz hattındaki belediyecilerin yine GESTAŞ’tan vergi istemesi nedeni ile böyle. Belediyecilerin özellikle yaz aylarında çok fazla artan araç trafiğinden feribot kullanan her arabadan işgaliye vergisi adı altında 4 TL alıp bu paralarla ne yaptığını ise çok merak ediyorum.

Göksel BAŞTÜRK ARŞİV
gokselbasturk.com.tr / 2013

Not: Bu vergi artık kaldırılmış durumda.