Etiket arşivi: Gökçeada Merkez

Bölüm 4 – Gökçeada Turu…

Evet yaz geldi geçti, tatildi, işti, güçtü derken elimiz yazılara bir türlü gitmedi ve Gökçeada yazısının son bölümünü bir türlü bitiremedim ama neyse ki eylül ayında da ada güzel belki gitmek isteyenler olur yada gelecek senelerde gidecek olanlar kışın okur ne diyelim vaktimiz anca yetti. Önceki bölümlerde de bahsettiğimiz üzere adaya feribot, deniz otobüsü ve uçak ile ulaşım mevcut. Ben bana olan yakınlığı nedeni ile kara ulaşımını tercih ediyorum, feribot ile ilk olarak Kabatepe Limanın’dan, Kuzu Limanına giriş yapıyoruz. Kuzu Limanındaki yol direk olarak Gökçeada’nın Merkezine bağlanmakta, önceki bölümlerde yer seçimi olarak Merkez ve gece en hareketli yer olan Kaleköy’e yakınlığı nedeni ile Yeni Bademli ve civarını önermiştim. Feribottan inen hemen her aracın yer arayışı içinde olacağından Yeni Bademli civarında bir pansiyona rezervasyon yaptırmanız yararınıza olacaktır diye düşünüyorum, eğer rezervasyon yaptırmadan gidip yerinde görmek istiyorsanız Merkez’e varınca ilk rotanızı Yeni Bademli tarafına çevirin. Kalacak yer problemi çözülünce eğer Merkez veya Yeni Bademli tarafındaysanız o yorgunlukla gidilecek en güzel yer Yıldız Koy olacaktır.

Fotoğraf 2009 senesinde çekilmiştir.

Kendinizi dinlenmiş hissediyorsanız akşam üstü manzara için en güzel nokta Tepeköy’e çok yakın olan Çınaraltı, gün batımını buradan izlemek gerçekten büyük bir keyif diyebilirim. Bu bahsettiğimiz yerlerin fotoğraflarını birazdan ekleyeceğim ama önce rotama dönelim. Benim düzenli rotam Eşelek Köyü üzerinden öncelikle Aydıncık Plajı (burada sörf), ilerleyerek Laz Koyu (denize girmek için güzel bir koy), devam ettikten sonra Uğurlu (Türkiye’nin en batısı olup burada denize girmek çok keyifli), buradan Şahinkaya Köyü üzerinden Tepeköy ve Çınaraltı (gün batımı burada çok güzeldir), evet rotam bu şekilde şimdi rotayı fotoğraflarla destekleyelim.

Merkez üzerinden Eşelek Köyüne doğru yola çıkıyorum buraya kadar 10 km tutuyor köy üzerinden aydıncık plajındaki sörf okuluna ulaşıyorum 3 km daha tutuyor toplam 13 km mesafe ile sörf alanına ulaşabiliyorsunuz, daha önceki bölümde sörf okulu hakkında detaylı bir yazı yazmıştım, dileyenler aşağıdaki linkten o konuya’da geçebilir.

Buradaki sörf olayından sonra rotama devam ediyorum, burada sadece sörf değil, denizde çok güzeldir adanın eğlenceli noktalarından biri diyebilirim. Yol sörf okuluna kadar fena sayılmaz güzel bir şekilde ilerliyor fakat bu rota üzerinden gitmeye başlanıldığında yollar virajlı ve dar acemi şoför arkadaşlara bu yolu tavsiye etmiyorum.

Yukarıda görüldüğü üzere yol bir müddet bu şekilde devam etmekte, ilerleyen bölümde Laz Koyuna girmeden sağ tarafta Kaya Mezarları bulunmakta merak edenler rotasına onuda ekleyebilir.

Fotoğraf 2009 senesinde çekilmiştir.

Burayı gördükten sonra yolumuza devam ediyoruz Laz Koyuna çok az kaldı. Yollarda karşınıza keçi, koyun gibi hayvanlar çıkabiliyor araba ile hız yapmamanız gerekmekte yolda her an önünüze bir canlı çıkabilir. Bu yolda geçtiğimiz sene çarpılarak ölmüş bir eşek görmüştüm, fotoğrafı da var fakat koymak istemedim bu nedenle lütfen yavaş ilerleyelim.

Evet tabelayı gördükten sonra yoldan içeriye giriyoruz ve kısa bir mesafe sonra Laz Koyuna ulaşıyoruz.

Burada şemsiye’de kiralayabilirsiniz, kendi şemsiyeniz ile de gidebilirsiniz, deniz güzel ve ortam sessiz sakin yani kafa dinlemek için birebir yer seçimi olabilir. Bu güzel yerden de ayrılıp Uğurlu Plajına doğru yol alıyoruz.

Fotoğraf 2009 senesinde çekilmiştir.

Laz Koyu Uğurlu’ya oldukça yakın, Şirinköy’den ayrılıp Uğurlu’daki Gizli Limanı göreceksiniz buraları hızlı bir şekilde geçip karşınızdaki tepeye tırmanıp tepenin hemen arkasındaki İnce Burun’a geçiniz. Yukarıda fotoğrafta görüldüğü üzere kum yok irili ufaklı taşlardan oluşan plaj ve birden derinleşen suya sahip ve deniz burada oldukça berraktır. Ayrıca İnce Burun Türkiyemizin en batısıdır.

Üst kısımda Uğurlu’dan Gizli Liman’ın oradan tepeyi tırmanın demiştim, İnce Burun’dan dönüşte işte o tepeden Gizli Liman, bu limandan çok aslında tek parçadan oluşan bir dalga kıran, buradan rotamız Tepeköy, Şahinkaya Köyü üzeriden yola devam ediyoruz burada yol Laz Koyuna ulaştığımız yola göre çok daha iyi.

 

Tepeköy yol aryımına kadar güzel olan yol bundan sonra dik, dar ve virajlı bu nedenle dikkatli olunması gerek. Peki burada ne var, öncelikle Tepeköy’e tırmanmaya başladığınızda yol ikiye ayrılıyor sol tarafta Tepeköy gözükmekte sağ tarafa gittiğinizde ise Çınaraltı denilen yer bulunuyor. Adından anlaşılacağı üzere yüksek bir tepede bulunan bu şirin, küçük köyde artık meşhur olmuş Barba Yorgu’nun şaraplarına bakabilirsiniz ayrıca Eleni Restaurant’ta balık yemenizi tavsiye ederim. Mekan tanıtımdan çok manzara fotoğrafları ile konuyu desteklemek daha iyi olacak diye düşünüyorum bu nedenle Çınaraltından gün batımına bakalım.

Yazlık evim Gökçeada’nın tam karşısında bulunuyor, yani yılın 6 ayı Gökçeada’ya uzaktan bakma fırsatım oluyor, ayrıca yukarıdaki fotoğrafta gördüğünüz ada ise Samotrake bizim dilimizde ise Semadirek olarak geçen ada, hem Gökçeada hemde Semadirek Adasını yazlık evimden görebiliyorum fakat burada Gökçeada’dayım ve farklı bir açıdan evimin bulunduğu yere ve Semadirek Adasına bakıyorum.

Semadirek dedik o kadar anlattık, işte yukarıda büyük olarak çektiğim bir fotoğrafı ve Çınaraltından gün batımı izlemek gerçekten keyif verici mutlaka uğramanız gereken bir nokta.

Bu Çınaraltı gün batımından son karemiz olsun. Merkeze dönerken yolun hemen kenarında ise bir baraj bulunmakta karşıdaki tepeler suya yansıma yapınca hemen bir fotoğraf çekmek için durdum o kareyi de ekleyelim.

Aslında yazılacak çizilecek çok yer, çok mekan var ama şu son bölüme başlamakta, bitirmekte nedense sanki bana eziyet gibi geldi. Bu nedenle sadece sevdiğim ve güzel manzaralı olan yerleri yazmayı uygun gördüm. Mesela yazın ortasında orman içine şelale aramaya gitmeyin, çünkü kurak mevsim nedeni ile şelalenin suyu çok az akıyor, ben buraya eklemedim ama mutlaka Zeytinli’ye uğrayıp madamın dibek kahvesini deneyin, daha önce ki bölümlerde Merkez’deki kebapçıdan kısaca bahsetmiştim kebap seven arkadaşların çok fazla alternatifi yok fakat adanın kuzu kapaması meşhur bence deneyin. Gün batımı için Çınaraltı dedim vaktiniz varsa bir başka akşam üstü Kaleköy’den kayaların üzerinden gün batımını izleyin, bölüm 3′te benim de çok sevdiğim bir spor olan sörf’ten bahsettim mutlaka yapmaya çalışın rüzgarı hissettikçe hoşunuza gidecektir. Ayrıca ada’da dalış merkezi var bu işe merakı olanlar mutlaka buraya gitmeli ve su altı milli parkında dalış yapmalı diye düşünüyorum. Gökçeada çok güzel ve yapılacak çok daha fazla şey, gezilecek çok daha fazla yer var ama bu yazı dizisinde benden şimdilik bu kadar.

Gökçeada keşfedilecek çok yeri olan güzel ve şirin bir yer, işte geldik dönüyoruz yukarıdaki Kuzu Limanının bir parçası da son fotoğraf olsun. Gökçeada yolculuğuna kendi aracınız ile çıkıyorsanız adaya gitmeden yada dönerken mutlaka Şehitliklerimizi de geziniz, hepinize iyi geziler ve tatiller dilerim.

Gökçeada ile ilgili diğer yazılar:

Göksel BAŞTÜRK ARŞİV
gokselbasturk.com.tr / 2013

Bölüm 2 – Gökçeada’da konaklama için yer seçimi…

Bölüm 1′de feribot’tan indiğimiz konuya kadar bahsetmiştik. Feribota yetişmek adına erken yola çıkmış fakat kazalı, tartışmalı, yorucu bir yolculuk geçirdiğimizden söz etmiştim. Oldukça vakit kaybettiğim için yine bir plan yapmalıydım adanın her konumunu bildiğim için kaybettiğimiz vakitten dolayı hemen konaklama için uygun olan yerlere gidip konaklama işini çözmeyi planlıyordum. Asıl amacımız wind surf olacağından gideceğimiz ilk konum Aydıncık Plajı olmalıydı ama zaten bu mevsimde dolu olan Gökçeada, feribottan inen arabalar ile konaklama için yer arayan daha fazla insanla dolacağından Aydıncık’ta da önceden rezervasyon yaptırmadığımız için yer bulamama ihtimali ve 15 km. bir mesafe gidip yer bulamazsak tekrar bu yola geri dönmek zorunda kalacağımız nedeni ile yer aramaya öncelikle Merkeze yakın ve gece oldukça hareketli olan Kaleköy’e yakın bir yerden kiralık pansiyon aramaya başlamalıydım.

Merkez ve Kaleköy’e yakınlığından dolayı ilk durağım Gökçeada Meslek Yüksek Okulunun önü oldu. Öğrenci nüfusun adaya kışın hareketlilik getireceği düşüncesindeyim okul dıştan çok hoş gözükmekte. Okulun hemen karşısından Karadenizli Market bulunuyor ve üzerinde kiralık yazlık yazısı görünce hemen içeriye giriyorum ve kısa bir sohbet ediyoruz konuştuğum kişinin Trabzonlu olduğunu benimde yakın bir asker arkadaşımın Trabzonlu olduğunu ve Trabzon insanını ne kadar çok sevdiğimi söyleyince sohbetin rengi değişti ve hemen içecek ikram edildi ve telefon ile çocuğunu çağıran adını unutmuş olduğum bu Trabzonlu iyi niyetli güzel insanın yanından ayrıldık ve kiralık olan evine doğru yola çıktık evi gördüğümde çok şaşırdım alt katını gezdik sanırım 5+1 filan olabilir ve çok büyüktü sorun şu ki biz 2 kişiyiz onun için bu abimize teşekkür edip yolumuza devam ettik. Kalabalık ile tatile çıkıp ev kiralamak isterseniz Yüksek Okulun karşısında bulunan bu abimizle görüşürseniz sizin yararınıza olacaktır.

Yüksek Okul’dan ayrılıp Kaleköy ve Yeni Bademli civarında bir kaç pansiyona baktık. Dolphin Pansiyonda yer bulduk ama sörf okulunda belki yer buluruz diye bu planımızı bozup Aydıncık Plajına gidiyoruz, sörf okulunun konaklama kısmına danıştığımızda tamda düşündüğüm cevapla karşılaşıyorum bütün tesis dolu ve rezervasyon yaptırmadığımız için yer bulamıyoruz. Bizde Sörf Okulunun sahibi Can GÜRKÖK abimizle sevgili arkadaşım Birol’un sörf eğitimi için konuşuyoruz ve oradan yine geldiğimiz yere Kaleyköy’e dönüyoruz.

Gökçeada’da Konaklama için Yer Seçimi…

Hareketli ve merkeze yakın bir tatil yapmak istiyorsanız seçiminiz Kaleköy ve civarındaki pansiyon ve evlerden yana olmalıdır, eğer amacınız sörf ise Aydıncık Plajında sörf okulunun konaklama tesisleri gerçekten çok güzel fakat mutlaka rezervasyon yaptırmalı ve gece merkeze ulaşım için 15 KM x 2 mesafeyi hesaba katmalısınız. Sakin bir tatil yapmak isteyen arkadaşlara tavsiyem Uğurlu olacaktır. Uğurlu Türkiye’nin en batısı olup gerçekten çok güzel sahile sahiptir fakat burada denize girdiğiniz gibi deniz derinleşmeye başlar bunu göz önünde bulundurmalı ve merkeze ulaşım bir uçtan diğer uca olacağı için mesafeyi de düşünmeli diye belirtiyorum.

Benim seçimim hem Aydıncık Plajına 15 Km olan, hem merkeze yakın olan hemde gece en hareketli nokta olan Kaleköy’e yakınlığı nedeni ile Yeni Bademli oldu. Civardaki pansiyonlara şöyle bir baktım en hoşuma giden Nur Badem Pansiyon oldu, sahibi ile kısa bir sohbet ettik yerimiz kalmadı dedi bizde hemen yanındaki Dolphin Pansiyona yöneldik ve burada yer bularak hemen yerleştik.

Dolphin Pansiyon bahçe düzenlemesi çok şık olan, sessiz sakin ve çok temiz, ada’da konumu çok güzel bir yerde bulunan iyi ki tercih etmişiz dediğimiz bir yer oldu. Gezgin ruhumuz nedeni ile burada gece uyumak ve sabah kahvaltı yapmak dışında çok fazla vakit harcamadık buranın tek eksiği klima diyebilirim, odalarda klima olsa kesinlikle mükemmel ötesi diye bahsedebiliriz. Sahipleri ile de karşılaştığımızda sohbet ettiğimiz, sürekli iyi niyetli ve yardımcı olmaya çalışan insanlar olduğunu gördüm ve herkese burayı tavsiye edebilirim.

Biz bavulları tuttuğumuz yere atar atmaz sahibine sorduğum ilk soru, -Denize girmek için en yakın nereyi tavsiye edersiniz? olmuştu. Cevap benimde tahmin ettiğim gibi Yıldız Koyu oldu. Günümüzü kaza nedeni ile yollarda geçirdiğimiz için akşam üstü olmuştu hiç vakit kaybetmeden Birol ile Yıldız Koya ulaştık.

YILDIZ KOY

Hızlı hareket ettiğimiz için burada fotoğraf çekemedik, burası hakkında yorum yapacak olursam benim için çok güzel bir yer diyebilirim. Koya ilk ulaştığınızda sağlı sollu karşılıklı cafe-bar tarzı yerler görüyorsunuz buralardan şezlong kiralayabilirsiniz, şezlong burada önemli çünkü kumsal yok ve sahil taşlık, deniz girişi de aynı şekilde taşlık durumda ilerledikçe taşlık alanı çabuk olarak geçebiliyorsunuz.

Bu koy Gökçeada Su Altı Milli Parkı sınırları içerisinde yer almakta ve akvaryum gibi bir suya sahip, ayrıca etrafı kayalarla çevrili koyda gördüğüm kadarı ile bu kayaların üzerinde güneşlenen insanların sayısı bir hayli fazla ve bu kayalara merdivenler koyulmuş denize havuza girer gibi bu kayalardan girilip çıkılabiliyor. Bir çok kişi taşlık, kayalık denizi sevmeyebilir ama cam gibi suyu olan bu koy pas geçilmemesi gerekli diye düşünüyorum.

Zaman hızlı geçiyor, denizden çıkıp duş alıp alışverişe yöneliyoruz, eskiden küçük esnafın olduğu adada artık bir çok market yerleşmiş durumda bim, a101, diasa gibi marketler buralara da el atmış, mümkün olduğunca esnaftan alışveriş yapmaya çalıştım.

Oldukça yorgun bir gün geçirdik, yemek yedikten sonra dinlenmek için pansiyonumuza döneceğiz ben her zaman ki gibi geleneği bozmadım ve Gökçe Ada Merkez Lokantasın’da soluğu aldık. Karnım o kadar açtı ki hızlı bir yemek için Ada’da Adana Kebap yemeğe karar verdim.

Bu kebabın üzerine doğru dinlenmeye gittik, nedeni ise sabah erken kalkıp sörf için Aydıncık Plajı programımız. Son olarak yukarıda dediğim gibi sakin bir tatil için Uğurlu, sörf için Aydıncık, hareketli bir tatil içinse Merkez, Bademli ve Kaleköy civarı uygun olacaktır.

Sörf dedik, en kısa zaman Aydıncık Plajındaki Radikal Tur’un Sörf Okulunu detaylı bir şekilde tek bölüm olarak tanıtmaya çalışacağım ve daha sonra Gökçeada’da diğer güzel yerleri son bölüm olarak tekrar yazacağım.

Dolphin Pansiyon Telefon Numarası: 0286 88722360 – 0542 4044268

Hepinize iyi geziler dilerim… 

Göksel BAŞTÜRK ARŞİV
gokselbasturk.com.tr / 2013